Tinnitusta İyileşme ve Bizim Yaklaşımlarımız
Tinnitusu olan kişiler tarafından gelen ve soruların çoğu; tedavilerin ne kadar işe yaradığı ile ilgilidir. Bu sorulan soruların birkaç amacı vardır. Bilgi edinmek, tedavi olabilmek, gerçekçi tedavi arayışları kişilerin amaçları dahilindedir. Ayrıca kişiler kendileri tinnitusları ile özdeşleştirebilecek benzer hastalar ve benzer durumları arar dururlar. Halbuki, İlk önce bilinmesi gereken tinnitusun sübjektif yönlü bir şikayet olduğudur. Kişi bu sübjektif durumu ile ilgili bilgileri hekime aktarırken bile zorlandığı yönleri olabilmektedir. Çünkü her bir kişinin tinnitus sesleri farklılık göstermekle beraber, hissettikleri ses seviyesi ve tınısı farklıdır. Hayatlarındaki etkileşimler de farklıdır. Gene sosyal ve psikolojik olarak ta etkileşimler farklı farklıdır. Kimisi bu unsurlar etkilenmez iken, kimisinde de şiddetlice etkilenir. Bu nedenle böylesi sübjektif unsurlara bağlı farklılıklar göstermesi tek bir anlamı olabilmektedir oda; Tinnitus kişiden kişiye farklılık gösteren kişiye özel olan bir durum olduğudur. Yani aynı parmak izi gibidir. Tedavilerde de bu durum farklı sonuçlar vermektedir. Tedaviden kişilerin beklentilerindeki farklılıkları nedeniyle; tedavi sonuçlarını ifade ederken, sonuçlara farklı cevaplar şeklinde yansır. Bazı kişilerde tinnius tedavisinden beklenti; tolere edilebilecek bir düzeyken, bazı kişilerde ise tamamen kaybolması beklentileri vardır. Hastalıkta en büyük sorun elle tutulabilecek veya görülebilecek nesnel bir durumun olmayışıdır. Ancak hekimin bunu elle tutulabilecek ve görülebilecek hale getirmesine yardımcı şablonize edilmiş anketler, değerlendirme formları ve ileri boyutlu objektif testler vardır. Bizlerinde kullandığımız bu yardımcı unsurlar kişinin içinde bulunduğu sübjektif durumu hem tedavi öncesi hem de tedaviden sonra obbjektif yansıtabilen unsurlardır. Tinitus hastası olsun veya olmasın kişilere şöyle bir soru yöneltildiğinde beş gün önce ne düşünüyordun?, duyguların neydi ? veya 10 gün önce ne yapıyordun ?, üzgünmüydün?, ne kadar üzgündün? gibi nesnel olmayan ve elle tutulamayan sorulara zorlukla cevap verirler. İnsanlar geçmişlerini çok çabuk unuturlar. İşte tinnitus tedavilerinde de bu zorluklar yaşanabilir. Kimisi kendisini çok iyi ifade edebilirken kimisi de çok zor ifade eder. Önemli olan tinnitusun hayatlarındaki yeri, ne kadar etkileşime girdiği, sosyal ve psikolojik ne kadar tolere edilebildiği, seviyesinin ne kadar azalabildiğidir. Tabi seviye azalması da kişinin içinde bulunduğu duruma göre ve kişinin ifadelerine göre kişiden kişiye farklılıklar arz eder. Bu da duyguların sübjektif olmasından, her bir kişinin duygu ve düşüncesinin farklı farklı olmasından kaynaklanır.
Tinnitus kafanın içinde bir yerlerde hissedilen sestir. Dışarıdan duyulan bir ses değildir. Sadece kişi kendi hisseder. Hissedilen sesin bulunduğu yer ya tam kulak içinde, ya kulak civarında ya da kafanın yanları veya üst bölgelerin dedir. Bu nedenle sesi fantom bir ses gibi düşünmek gerekir. Ayrıca bu sesin her kazanılan ses gibi beyin hafıza depolarında kayıtlı olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Tedavi sonrasında bazen cılız ve varmış gibi hissedilir. Seviyeleri kişiyi hiç etkilemeyecek düzeyde olsa bile Bazen bu hafıza deposunda kayıtlı sistemden geri çağırma durumudur. Durumu daha da açtığımızda beyin içinde tinnitus yaratan unsurun yani patolojik yerin düzelmesi ile tinnitus ortadan kalkar veya tolere edilebilecek iyi seviyelere gelir. Hafıza depolarından geri çağırma işlemi ise beyinde kayıt depolarından hatırlama unsuruyla hissedilen durumdur. Bir benzetme yapılırsa geçmişte yaşanan her hangi bir olayın tekrar hatırlanması gibidir. Bu durumun yeterince kontrole alınabilmesi için kişiye de düşen durumlar vardır. Beyinde oda, oda olan işlevsel yapılardan yani mümkün olabildiğince hafıza depolarının kapılarının açılmamasını sağlamak gerekir. Her şeyde olduğu gibi geçmişin derinliklerine atabilecek şekilde unutulmayı sağlamak gerekir. Patolojik ses üreten nokta tedavi edilmişken indirekt etki oluşturacak beyinin farklı bir bölümünde yer alan hafıza depolarındaki bu kayıtlı kısmı hiç kullanmamak önemlidir. Biz bu nedenle kişilere önerimiz mümkün olabildiğince kendisinin hatırlatmaları sağlayacak her türlü unsurdan uzak durmasını öneririz. Tinniusta tedavilerle bir rahatlama sağlamışlarsa daha fazla hatırlamalarla irite edecek sosyal medya, formlar, kitaplar, yazışmalar, daha pek çok unsurdan kaçınmalarını öneririz. Kendilerinde düzelen yapının tekrara bir kaotik ortama girmesini istemeyiz. Tinnitusu tedavi edilmiş kişilerin tekrar tinnituslarını irrite edebilecek unsurların olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Gene tinnitusu olan ikincil meraklı kişilerce sıklıkla bu durumların irte edildiklerini sürekli sorularla taciz edildikleri durumların olduğunu müşahede etmekteyiz. Bu durumlar sosyal medyanın etkileri ile ortaya çıkmakta ve yaşanmaktadır. Bu durumların bazen had seviyelerde olur. Rahat etmek için bazen kişiler sosyal medya hesaplarını değiştirirler veya kapatırlar, bazen de sürekli hoşgörüsüz yoğun sorular karşısında bu iritan etkilerden defansif cevaplar vermek ile kurtulabilirler. Bu durumlar da tedavi olanların tinnitusu hatırlatıcı iritasyonlara kapıları kapamak en doğru işlerden biri olacaktır. Hatırlatma unsurlarını sıfıra indirmekte tedavinin bir parçasında yer alır. Tıpkı kanser tedavisi olmuş hastaya sürekli hastalığını sormak gibi bir durumdan ibarettir. Tinituslu hastalar tedavilerden sonra iritasyonsuz hayatlarına motivasyonla tutunurlarsa, yani hastalıklarını ne kadar eskitirlerse ilerleyen zamanlarda o kadar iyi yönde ilerlerler.
Tedaviler bazen hemen cevap verirken, bazen de zamana ihtiyaç vardır. Hastalar bazen çok iyi hissederlerken, bazen de yeterince tedaviden fayda göremediklerini zannedebilirler. Pek çok bilimsel çalışmada tinnitusun iyileşme sürecinin bazen uzun olabileceği bildirilmektedir.
tinnitus tedavilerinde yüksek başarıya ulaşmak için, başarıyı yakalamada yardımcı olacak tıbbi ekipmanlar ve kapsamlı çalışmalar gerekir. Bünyemizde ileri teşhis ve tedavi tıbbi ekipmanlarına sahip olarak Cihaz bazlı uygulamalarda rTMS, HD-tdcs, hd-VNS, notch terapi, spesifik nois terapi gibi tedavi çeşitliliği de kişilerin bulgularına göre uygulamalar yapılmaktadır. 2025 yılına geldiğimizde artık onlarca bilimsel çalışma ve makalede tinnitus tedavilerinde güvenilir, yan etkisiz, invaziv olmayan bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Kliniğimizde bu uygulama cihazı mevcuttur. Bizim tedavi çeşitliliğimiz içinde yüksek oranlara varabilmektedir. Tinnitus tedavilerinde yüksek başarıya ulaşmak için, başarıyı yakalamada yardımcı olacak tıbbi ekipmanlar ve kapsamlı çalışmalar gerekir. Çoklu tedavi kombinasyonları başarıda önemli rol oynamaktadır. Kişinin bulgularına göre ek destek ve ilaç bazlı tedaviler cihaz uygulamaları ve diğer tedavilerle oluşturulacak kombine tedavilerden % 65-70 lere kadar varabilen sonuçlar elde edilebilir. Ancak Kişinin bulgularına bağlı olarak tedavi oranları değişkenlik gösterebileceği akılda tutulmalıdır. Tedavilerde başarısızda olunabilir. Bu oran %35 lere kadar çıkabilmektedir. Henüz % 100 lük bir tedavi günümüzde mevcut değildir. Korunma dahilinde bazı unsurlara dikkat edilmesi önemlidir. Bu unsurlar; mümkün olabildiğince stresten uzak durmak, düzenli uyku, doğru ve düzenli beslenme, işitme sağlığını korunması için bazı unsurlara dikkat etmek, gündelik hayatında yürüyüşü eksik etmemek, mümkünse spor ve meditasyonlar yapmak önerilir. Kişinin herhangi bir sistemik rahatsızlığı varsa ilgili branş hekimi kontrolünde olması önerilir. Bu yaşam tarzı ile tinniusun tedavisinden elde edilen başarıyı koruyacaktır. Bunların yaşam içinde sorunlar ve eklentiler halinde halin de devam ettiğinde, tinnitusta alevlenmeler olabilmekte veya uzun vadede bu oranlar % 40-50 lere kadar düşebilmektedir. Böyle durumlar söz konusu olduğunda bilimsel makalelerde ikinci bir uygulama önerilmektedir. Ayrıca tedavi yakalanmışsa bir yıl sonrası ikinci bir uygulamanın tedavilerde olumlu katkı sağlayabileceği de bildirilmektedir. Uyguladığımız r-TMS ve devamında veya beraberin de kişinin durumuna uygun tedavi kürleri ile hemen tedaviye cevap alınabilirken, bazen de yapılan bilimsel çalışma sonuçlarında olduğu gibi, bu süreçler 20 -25 haftaya kadar uzayabilmektedir. Bu süreç kişide tinnitus oluşturan bölgedeki patolojinin durumuyla alakalıdır. Kişi bu gibi durumlarda sabırlı olmalıdır. Çetin olan bu durumla mücadelede inatçı olmak, pes etmemek gerekir. Tedavi sürecinin uzaması durumunda moralin bozulmaması gerekir. İşitme yollarında yer alan bozulan sinir hücrelerinin veya o bölgelerdeki patolojilerin derinliği tedavinin süresini de etkileyeceğini akıldan çıkarmamak gerekir. İşitme sinir hücrelerinin diğer sinir hücrelerine göre daha dayanıksız olduğu daha kolay etkilendiği bilinmektedir. Bu özellik işitme sinir hücrelerinin dış kılıfının yani miyelin tabakasının zayıflığından veya iç kulak hücrelerinin rejeneratif özelliklerinin zayıflıklarından kaynaklanır.
Bunca sübjektif karakter barındıran durumun elle tutulur ve gerçekçi tarafına baktığımızda; Bizim tinitusa yaklaşımımız şöyledir:
Kendi geliştirdiğimiz değerlendirme, hasta sorgu formu ve muayene ile Kişinin tinnitusu konusunda ön fikir sahibi oluruz. Hastaya öncesinde dünya standardı olarak bilinen ve kişinin tedavi öncesi ve sonrası sübjektif durumu hakkında objektif bilgi verebilen şablonize edilmiş anketler, değerlendirme formları ve testlerden faydalanırız. Kişi kendini net ifade edemese bile bu değerlendirmeler tedavi öncesinde ve tedavi sonrasında bize net kılavuz olur. Bu uluslararası standartlı formlar son derece güvenilir anketler olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Sırasıyla ; 1. Beck depresyon ölçeği, 2. tinnitus inventory handicap, kullandığımız Formlarıdır.
Tüm bu değerlendirmeler ve skalamalar sonucunda, kişinin yapılmamışsa işitme testleri, kan laboratuvar tetkikleri istenir. Elde edilen kapsamlı değerlendirme sonucunda iş tinnitus yapan unsurun tespitine kalır. Görüşme değerlendirme safhaları çok ayrıntılı hassas olmalıdır bu ilk görüşmeler yaklaşık bir saatlik zamanımızı alır.
Bu bilgilerin bir kısmı tıbbi kaynaklara dayalı bilgiler olup, Bir kısmı da kendi bilimsel çalışmalarımız sonucunda tespit edilen durumlar ve bilgilerdir. Bilgi amaçlıdır ve Her hakkı saklıdır.
Not : Bilgiler İzinsiz paylaşımda kullanılamaz.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde verilen bilgiler yalnızca bilgilendirme ve eğitim amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmesi amaçlanmamıştır. Tıbbi bir durumla ilgili olabilecek herhangi bir sorunuz için her zaman yetkili bir sağlık uzmanından tavsiye alın. Mutlaka doktorunuza başvurunuz. Sayfa içeriği izinsiz kullanılamaz.




